Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Başkanlık Sistemi - 15 Nisan 2007

Enstitümüzün İzmir'de düzenlediği,  "Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Başkanlık Sistemi " konulu seminerde, çoğunluğu Liberal Demokrat Parti'li üyelerden oluşan  izleyicilere hitaben eden Enstitü  Başkanımız Sn. Özcan Arslan; özetle şunları söyledi:

"Toplumda tabanı olmayan siyasi bir hareketin başarı şansı çok azdır. Siyasi Parti yöneticileri zamanının çoğunu İl ve İlçe teşkilatlarını kurabilmekle harcarlar. Üyelerine yeterince zaman ayırıp, eğitim veremezler. Parti programlarını, siyasi ideolojilerini halka anlatmakta güçlük çekerler. Halkta siyasi partilere karşı güvensizlik vardır.
Söylenen her sözün arkasında oy avcılığı olduğu kuşkusuna kapılırlar. Her ne kadar bazı ideolojileri benimseseler dahi (özellikle gençler) Siyasi partilere üye olmaktan çekinirler.
Sivil toplum kuruluşlarının teşkilatlanma gibi bir kaygıları yoktur. Topluma İdeolojilerini anlatırken inandırıcılığı da çok yüksektir, Zira insanlar bu gibi kurumların Oy kaygıları olmadığını bildiğinden anlatılanları şüpheyle karşılamazlar.

Partilere üye olmaktan çekinenler derneklere üye olmakta bir sakınca görmezler. Dernekler eğer yeterli bir büyüklüğe sahipseler toplumdaki pek çok siyasal/sosyal/hukuki/idari/ekonomik veya mesleki standartlar gibi konularda öncelikle üyelerini daha da toplumu aydınlatma görevini de üstlenirler.  Böylece toplumda “katılımcı demokratik kültürün” gelişmesinde çok önemli rol oynarlar. Hem örgütlü hem de tüzel kişilik olmanın verdiği avantajla toplumsal olayların hatta gerektiğinde, toplumsal yararının aleyhine, etik değerlerin veya hukuk dışına çıkmış bulunan resmi veya gayri resmi “güç odakları'nın" üzerlerine daha rahat gidebilirler.
Bütün bu konuları bunları kamuoyunun gündemine sade bireylere göre daha rahat taşıyabilirler ve de bu problemlerin çözümünde daha etkili bir rol oynayabilirler; İşte bu bakımdan Batı demokrasilerinde olduğu gibi Ülkemizde de Siyasi Partiler dışında başka oluşumlara da ihtiyaç vardır. Bunların başında da Siyasi Dernekler gelir. Liberal Demokrasi Enstitüsü Türkiye’de liberal demokrasiyi, siyasi partilerin dışında kalmak isteyenlere tanıtmak, toplumdaki Liberal Demokrat tabanı oluşturmak ve geliştirmek amacıyla Liberal Demokrat Partili üyeler tarafından kurulmuş bir siyasi dernektir.

Derneğimizin en önemli misyonu; Türk halkına ve kitlelere liberal demokratik değerlerin ülkemizde bugüne kadar eksik ve yanlış uygulandığını, doğru uygulandıkları takdirde ülkemizi çağdaş uygarlıklar düzeyine taşıyacak bir yol olduğunu, her bireyin farkında olmadan günlük yaşamında zaten liberal demokratik değerleri yaşadığını, hatta hükümetten talep ettiğini anlatmaktır.  Bugünkü siyasi gündemle ilgili olarak da: Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimi var.
Şimdiye kadar hemen, hemen hiçbir Cumhurbaşkanlığı seçimi problemsiz geçmedi, yine de öyle olacak. Biz, Liberal Demokrasi Enstitüsü olarak Kuvvetler ayrılığı esasına dayalı tam demokratik bir başkanlık sistemini savunuyoruz. “Kuvvetler Ayrılığı” ilkesinde amaç yasama, yürütme ve yargı organlarını birbirinden mümkün olduğu kadar ayırmaya çalışmaktır. Başkanlık Sisteminde Başkan parlamentoya yasa teklifinde bulunamaz. Başkan’ın bir partisi vardır ve gerekirse partisinin milletvekilleri yasayı Meclis’e sunabilir. Yürütme yetkisi birçok atamalar yapmayı içeren bir yetkidir, başkan da atamalarında kendi kişisel takdirini kullanır. Ancak bunun mutlaka böyle olması da gerekmez.

Örneğin ABD’de Başkan’ın atamaları senatonun onayına tabidir. Senato onaylamadan, hiçbir atama geçerlilik kazanmaz. Bakan atamalarında da, başkanın seçtiği şahıs, ancak senatodan onay alırsa bakanlık koltuğuna oturur. Başkanlık sisteminde Başkan ile meclis arasındaki etkileşim, parlamenter sistemdeki kadar güçlü değildir. Başkan meclisi feshedemez, meclis de başkanı görevinden uzaklaştıramaz. Bunun tek istisnası, başkanın suç işlemesi, o zaman senato, başkanı devirebilir, ama onun dışında dokunamaz. Anayasa bir iskelet gibidir. Anayasa bir yandan yurttaşla devlet arasındaki ilişkileri, diğer yandan da devletin organizasyonunu düzenler. Yargı organı esas olarak yurttaşın devlete karşı haklarını korumak için var olur Ve bağımsız çalışır. Yargı bir bakıma, Başkanın güçlerini diktatör yel kullanmasının karşısında halkın kalkanıdır. Seçmenler olası hükümet seçeneklerini önceden görerek oy verir ve seçilmişlere hesap sorma araçları daha fazladır. Başkanlık sisteminde yasama meclisi üyeleri, yasalar üzerinde bağımsızca karar verebilirler. Temsilde Adaletin sağlanabildiği gibi yürütmede de istikrar sağlanır ve bu denge hiçbir zaman bozulmaz. Kuvvetler ayrılığı ve sınırlı iktidar bireysel özgürlüklerin garantisidir. Başkanlık Sistemi: Esasen bu gün Demokrasimizin içinde bulunduğu tüm olumsuzlukları ortadan kaldırabilecek en demokratik sistemdir. Ancak ne var ki! Ülkemizde bu konu ne zaman gündeme gelse birileri konuyu saptırarak bunun diktatörlüğe yol açacağını söyleyerek halkın kafasını karıştırmaktadır. Başkanlık sistemine karşı olanlar, Kuvvetler ayrılığı konusunda hiç bir alternatif sunmazlar, sunamazlar. Sonuçta biz Liberal Demokratlar; Milletin tüm sorunlarına karşı getirmiş olduğumuz somut çözüm önerileri gibi, rejim konusunda da en doğru çözümün Başkanlık Sistemi olduğunu ve eninde, sonunda bunu gerçekleştireceğimize inanıyoruz".