Başkanlık Sistemin Nedir? 10 Şubat 2011

LDE olarak Başkanlık Sistemi hakkında kurucu üyemiz ve LDP Genel Başkanı Sayın Cem Toker'in katılımıyla mini seminer düzenlendi

Başkanlığın uygulandığı ülkeler deki uygulamalar, parlamenter sistemle arasındaki farklar, yarı başkanlık konuları ele alındı.
Sayın Cem Toker Başkanlık Sistemine geçmenin temel kuralları olan seçim sistemi ve güçler ayrılığının önemi üzerine tekrar tekrar dikkat çektiler.

Başkanlık Sisteminin diktatörlüğe dönüşmemesi için önemli olan yargı bağımsızlığı konusunu özellikle tekrarlayan Toker seminerin son bölümünde soruları cevapladı.

Sn. Cem Tokerin konuşmasından başlıklar
Son günlerde Başbakanın öncülüğünde bazı konular "ABD'de bu böyle yapılıyor" gerekçesi ile detayları düşünülmeden kamuoyunun önüne atılıyor. 

ABD siyasi tarihinde her bir uygulamanın üzerinde uzun uzun düşünülmüş, tartışılmış bir nedeni vardır. Bu siyasi tarihi ve gerekçeleri iyi bilmek gerekir.

ABD'nin doğusundan batısına olan mesafe, İstanbul Londra arasından daha uzundur. Orası bir kıtadır. Böylesine devasa bir ülke tek bir merkezden yönetilemeyeceği için federatif yapıya sahiptir. Dünyada eyaletlerin verdikleri yetkilerle oluşturulmuş tek merkezi yönetim ABD'dir. Yani önce eyaletler kurulmuş, sonra o eyaletler tek başlarına altından kalkamayacakları işleri düzenlesin diye Washington'daki yönetimi yetkilendirmişlerdir.

ABD'yi kuranlar Avrupa'nın kilise ve saray baskısından illallah diyerek kaçan kitlelerdir. 250 yıl önce sistemlerini kurarlarken en korktukları dolayısı ile en önem verdikleri ilke, gücün bir kişi veya kurumda toplanmaması idi. O nedenle kuvvetler ayrımını çok derin çizgilerle uygulayan "başkanlık sisteminde" karar kıldılar.

Kuvvetleri öylesine ayırdılar ki, tek bir emniyet genel müdürlüğü yerine silahlı polis güçlerini ayrı ayrı konularda yetkilendirerek farklı bakanlıklara bağlayarak en az 10 farklı federal polis gücü oluşturdular.

Yasama erkinde bile güç bir yerde toplanmasın diyerek, temsilciler meclisi ve senatoyu oluşturdular. Nüfusu az olan eyaletlerin de sistemde söz hakkı olsun diyerek "büyük uzlaşı" adı altında senatoda eşit dağılım yaptılar.

Seçilen temsilciler halktan kopmasınlar, "ben seçildim istediğimi yaparım halk unutur" demesinler diye milletvekillerini sadece 2 seneliğine seçen bir sistem uyguladılar. ABD'de her 2 senede bir genel seçim vardır. 

Seçimler sonrası düzen a'dan z'ye kadar değişmesin diye temsilcileri 2 seneliğine, başkanı 4 seneliğine, senatörleri her 2 senede bir üçte biri değişmek üzere 6 seneliğine seçen bir sistem uyguladılar.

Dolayısıyla, ABD devlet sisteminde ne neden uygulanmaktadır gerekçelerini bilmeden cımbızla kulağa hoş gelen bölümlerini Türkiye'ye uygulayalım demek, Ankara'nın ismini Washington yapalım demek kadar saçmadır.